GENEL KÜLTÜR

Ateşbaz Veli Hayatı ve Mevlevilik Açısından Önemi

Ateşbaz Veli’nin asıl ismi Şemsettin Yusuf’tur. Doğum yeri ve yılı belli değildir (Hacıgökmen, 2017:162). İsminin Yusuf olmasına karşın Âteş-bâz veli olarak tanınmıştır. Âteş-bâz Farsça orijinlidir, anlamı ateşle meşgul olan kişi anlamına gelmektedir, bu ismialmasının Mevlâna ile arasında geçen bir olaydan kaynaklandığı rivayet edilir.

Ateşbâz Veli’nin Mevlana’nın yanına nasıl geldiği tam olarak bilinmemektedir fakat bu konu hakkında birkaç rivayet vardır. İlk olarak Bahattin Veled ile Belh’ten geldiğidir. Bir diğer rivayete göre Şeyh Burhaneddin Tirmizi ile beraber Konya’ya geldiğidir.

Son olarak küçük yaşlarda Karaman’dan Konya’ya yapılan göçle geldiğidir (Hacıgökmen, 2017:163). Tarihi kaynaklar incelendiğinde üçüncü görüşün diğer ikisine oranla daha yüksek bir ihtimaldir. Ateşbâz Veli Mevlevilik ve Mevlâna için önemli bir yeri vardır. Dergâh içerisinde önemli roller üstlenmiştir. 1285 yılında Konya’da vefat etmiştir.

Ateşbâz Veli ve Mevlana Rivayeti

Ateşbâz Veli’nin ismini aldığı Mevlâna ile aralarında geçen bir olay rivayet edilir. Kısaca; Bir gün mutfakta yemek pişerken odun tükenir, Ateşbâz Mevlana’ya gider ve durumu anlatır. Mevlâna; “Git ayaklarını ocağın altına koy der”. Emri yerine getiren Ateşbâz Veli, ayaklarından çıkan ateşle yemeğin tekrar kaynamaya başladığını görür.

Ne var ki sol baş parmağına bakarken “Yanar mı?” diye şüpheye düştüğü an sol baş parmağı yanar. Durumu Mevlâna’ anlatırlar, Mevlâna mutfağa gelerek niçin şüpheye düştün anlamında “Hay Ateş-baz hay” der; o da bu durumdan utanarak sağ ayak parmakları ile sol parmaklarını kapatır. Bu olay hem bugün onu tanıdığımız ismi almasına hem de dervişlerin semaya başlarken sağ ayakla sol ayaklarını kapatarak onu yad etmesine sebep olur.

Ateşbâz Veli ve Gülbang

Yemekle ilgili Gülbanklarda, Ateşbâz Veli’nin ismi zikredilir ve bu yolla kendisine saygı gösterilirdi (Aksoy, 2016:99). Ateşbâz Veli, Mevlana’nın vefat ettiği dönemden sonra, Sultan Veled’in Mevlevi muhiblerini arttırmasıyla, Mevlevihanelerin Konya dışına çıkmasıyla birlikte Mevlevilik usullerinin sistemleşmesi, yeni gelen canların dergâh mutfağında yetişmesini sağlamakla görevlendirilmiştir.

Ateşbâz Veli Makamı ve Dergah

Yeni gelen canların eğitimi veren ve eğitildiği bölüm olan, Ateşbâz Veli ve makamı Sultan Veled döneminde en önemli konum olmuştur, dergâhta. Matbah artık Mevlevilikte zaviyenin ruhu ve merkezi olmuştur ve Matbah canların piştiği yer, Ateşbâz Veli Makamında bulunan Aşçı Dede hocalardır. Ateşbaz Veli makamı ve bu makamda görev veren Aşçı Dedeler, tekkenin masraflarını idare etmek, tekkeyi idare etmek ve yeni gelen canları eğitmek gibi konuları üstlenirlerdi. Mevlevi tarikatının can damarıydılar.


KAYNAKÇA

Hacıgökmen, M. A. (2017). ATEŞBAZ-I VELİ VE MEVLEVİLİKTEKİ ÖNEMİ.
ÇATALHÖYÜK Uluslararası Turizm ve Sosyal Araştırmalar Dergisi, (2), 162-163.

Aksoy, M. (2016). Mevlevilikte Mutfak Kültürü ve Ateşbaz-ı Veli Makamı (Culinary Culture and Atesbaz Veli Chair in Mevleviyeh). Journal of Tourism and Gastronomy Studies, 4(1), 96-103.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir