GENEL KÜLTÜR

Mevlevilikte Çile Çıkarmak Nedir, Nasıl Yapılır?

Mevlevi dergahlarında, bir eğitim süreci olarak görebiliriz çile çıkarmayı, etimolojik olarak çile Farsça çil veya çihil “kırk” kelimelerinden türetilmiştir. Çile çıkarma sürecinde amaçlanan manevi olgunluğa erişmek, nefsine hâkim olabilmek, adap, erkan ve davranış kurallarını öğrenmek, ilim sahibi olmaktır.

Mevlevilikte bu çile çıkarma süreci bin bir gün sürmektedir. Çileme çıkarma süreci, dergâha başvuran canın değerlendirilmesiyle başlar, seçilen kişilerde belirli şartlar aranmaktadır. Bunlar toplumun her kesiminden yirmi beş yaşını geçmemiş, askerliğini yapmış, bekar, bulaşıcı ve müzmin bir hastalığı veya akıl hastalığı olmamasıdır (Akdemir, 2012:11).

Belirtilen şartları karşılayan canlara dergâhın şeyhi tarafından bu yolun zorlukları anlatılır, bu yola çıkmayı kabul edenler ikrar vererek bin bir günlük çile sürecine başlar. İlk olarak matbaha girildiğinde sol tarafta kapı dibinde bulunan Saka Postu’na abdest alarak üç gün oturtulur (Korucuoğlu, 1996:398).

Üç gün boyunca postta oturan salik orada kendisinden önce çileye girmiş canların hizmetlerini seyreder. Bu süre boyunca kimseyle konuşmaz, yerinden sadece ihtiyaçlarını gidermek için kalkar. Üç günün sonunda Kazancı Dede’nin huzuruna gider ve kararında durduğunu söylerse on sekiz günlük ayakçılık hizmetine başlar.

Bu dönemden sonra bin bir günlük çile sürecince on sekiz farklı hizmette belirli sürelerde görev alırdı. Hizmet öğrenmenin yanı sıra musiki, hat, oymacılık, marangozluk, aşçılık ve bahçıvanlık gibi zanaatlarda öğretilirdi. Bu hizmet ve eğitim dönemlerinde can birçok yönden denenirdi.

Bu denemeler karşısında tutumlarına göre sabır ve tahammül güçleri ölçülürdü (Akdemir, 2012:16). Derviş olmak isteyen can çile hizmetlerinden
geçtikten sonra sema dönmeyi talim ederdi. Çilesi biten can çeşitli merasimlerden sonra Meydancı Dede tarafından bir hücreye yerleştirilirdi, ilk gece namazdan sonra dergâhın dedeleri, kendi imkanlarıyla aldıkları hediyeleri sunardı.

Son imtihan olarak hücre çilesi, on sekiz gün sürerdi, hücre çilesi bittikten sonra derviş sikkesi verilerek derviş ve dede unvanını alırdı. Bu şekilde can bin bir gün süren çilesini tamamlamış olurdu.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir